21 Ekim 2016 Cuma

Bir yanım melankolik...



Kendimi bildim bileli diye bir tabir vardır. Ben de işte kendimi bildim bileli insanların benim hakkımda söyledikleri şeylerden en önce geleni benim neşeli olmamdı. Yalan da değil hani gerçekten neşeli biri olduğumu ben de kabul ediyorum .Ancak bir yanımda ise derin bir depresif duyguların var olduğunu da adım gibi biliyorum. Buna bir çok etkeni var diyebilirim. Sadece bir kaçını sıralamak gerekirse; ailem, arkadaşlarım, aşklarım ve ben... Evet ben de buna en büyük etkenler arasındayım artık yavaş yavaş gerçekten de takıntılı biri olduğumu kabul ettiğimi göz önünde bulundurursak bu yaşadığım melankolik, depresif yanımın etkenleri arasıdayım.
Bu durum genel olarak yalnız kaldım zaman bana merhaba diyor. Çok da hoşlanmadığımı söyleyebilirim ama bazen bu duygu benim gerçekten içeride neler sakladığımı neleri gerçekten de nasıl gördüğü bana anlatan bir şey. Bir kaç arkadaşım bu yanımı hemen hemen bilir. Ancak bilmeyen büyük bir çoğunluk da var. Son günlerde yaşadığım ise, öz güvensizliğim ile mücadelemde nasıl başarılı olacağım konusu üzerine kafa patlatmamdı.
Özgüvensiz olduğumu düşenenler var bunlardan en başlıcası sevgilim. O gerçekten de öz güveni yerinde güçlü erkeklerden hoşlanıyor. Benim de bu şekilde olmamı istemesi ise gayet doğal. Bana bu durumda gerekli telkinleri vermesi ya da doğrudan bana söylemesi açıkcası bana gayette yardımcı oluyor hakkını yememek gerek tabiki
Kısa bir sorun var bazen öz güvensiz olduğumu kabul ederken bazende bunun tamamen bir saçmalık olduğunu düşünüyorum. Geçmişte şimdilerde başarılı olduğum bir çok konu var. Bunlardan biri şimdilerde bir türlü istikrarlı bir şekilde sahip olamadığım mesleğimi çok yeniyken icra edebilmemdi.  Yine bir çok konuda kendime güvenimin olduğunu düşünüyorum. Bazen kendi kendime öz güvensiz olduğumu kabul etmemdeki  sebeplerden en başlıcası öz güvensiz olduğumu sürekli söyleyenler diye düşünüyorum. Tabi ki bunların hepsini düşünüyorum. Onlara bunları söyleyebilir miydim ? Ya da söylersem bana ne olacağını biliyor ile bilmiyor arasında gidip geliyorum.
İnsanlara bir şeyler söylemekten çekiniyorum bu da aslında en büyük korkularımın aralanıp benimle yüzleşmemesinin önüne koyduğum bir barikat.İnsanlara bir şeyler söylemenin gerçekten de zor olduğu zamanlarda bir şeylerin anlatmak yersiz bir çaba gibi geliyor bana.
Gerçekten de söylemeli miyim ?
Söylersem eğer birileri mutlaka kendisinin haklı olduğunu kendini yırtarcasına bana anlatmak isteyecektir. Ya da gidecektir... Gitmelerinden çok korkuyorum evet özellikle de duygusal ilişkileri yakaladığım insanlar. Nedense bunu yapmayı alışkanlık haline getirmişlerdi.
Sürekli birilerinin gittiğine göre gerçekten ben de bir sorun var  mıydı?
Tabi ki oturup etraflıca düşündüğümde kendimi rahatlatacak şeyler bulabiliyorum. Onların -salt sevgililerimden bahsetmemekle birlikte diğerleri de buna dahildir- bende göremedikleri bir şeylerin olduğuna emin olmak için kendimi inandırmaya çalışıyorum. Mantıklı da düşünürsek evet bunun olduğuna gerçekten inanabilirim. Bende göremedikleri şey ise fedakarlıktı.
Hissettiklerimin, düşüncelerimin, ifade etmek istediklerimin kayalara vuran dalgalar gibi dağılmasından ve bertaraf edilmesinden gerçekten sıkıldım. Bütün bunların karşısında tabi ki bir takım önlemler almaya çalışıyorum ancak ne kadar başarılı olabileceğim konusunda bir fikrim yok söylenildiği "gibi yaşayıp göreceğiz".
Kendi kendime kaldığım zamanlar bu melankolik, depresif yanımla sohbet edebiliyorum. Ancak dışarıda beni gören insanlar daima o neşeli suratıma bakıyorlar belki de bazıları asla da bu yanımla tanışmayacaklardır. Tanıştırmak istesem bile buna inanmayacaklardır. Yine son zamanlarda kendi kendime edindiğim yeni tavrımla -ne kadar doğru yapıyorum hala bilemiyorum- yeniden sayfa açacak olursam eğer bu tavrımı yeni sayfamdakiler üzerinde küçük bir deney yapmak istiyorum. Olmazsa yeni bir sayfa daha açarım kendileri bilir...



 
Copyright © KONUŞMADIKLARIM | Theme by BloggerThemes & frostpress | Sponsored by BB Blogging