1 Aralık 2016 Perşembe

Yalan ve Yalancılar Üzerine

         
                                  

  Yalan, doğruyu çarpıtma, gerçeklerin aksini iddia etme, doğruyu söylememe. Yalanı tarif etmem gerekirse bunu, insanlık tarihinin başladığından beri kendini ortaya koyan gerek hayat kurtaran gerekse hayatı bir anda yok eden sihirli sözcükler olarak ifade edebilirim. Sihirli sözcüklerdir çünkü sihri kullanmayı bilenler harikalar yaratabilir ancak bunu beceremeyenler ise ellerinde olanları bile kaybeder ve mahvolabilir. İşte yalan da tam olarak budur. Profesiyonel bir şekilde yalan söyleyebilenler toplumun algısıyla oynayıp büyük servetlere, asla haketmediği itibarlara sahip olabilirler.
    
  Yalan söylemek, daha doğrusu başarılı bir şekilde yalan söylemek zeka ile doğru orantılı denebilir. Bir proje gibidir aslında gerçekten profesiyonel bir şekilde yalan söylemek bir inşaat mühendisinin projesine benzer tüm detayları öylesine ayrıntılı hesaplamalıdır ki bina çökmesin. Önemli bir yalanı söylemeye hazırlanan kişi de bir inşaat mühendisi titizliğinde yalanını hazırlamalıdır.  Her bir detayı  çok iyi hazırlamalıdır anlık bile olsa kişi kendi yalanına inanırsa eğer bu aslında yalanın neredeyse kusursuz olduğu anlamına gelebilir.
    
  Söz konusu önemli durumlarda yalanı profesiyonel hale getirmenin temelinde bir yalan ne kadar kompleks bir yapıya sahipse inandırıcılığı o kadar kuvvetli olabilir. Basit, özensiz ve sorular karşında alternatif yolları ve cevapları olmayan yalanlar kişiyi ele vermeye mahkumdur. Temelinde kompleks yapıyla doğru orantılı olan  güçlü yalanlar, yalanı söyleyenleri bir noktada zeki olduğunu gösterir


  
  Böylesi yalanların oluşumunun altında yalan söylemeye başlayan kişinin yetiştiği ortam ve hırsların olduğu gerçekler arasındadır. Bir hastalık olan mitomani haricinde  gelişen yalan söyleme gereksinimi ailenin baskıcı tutumu, kişinin yaşam tarzının önyargılı toplum tarafından sürekli eleştirilerin olması, kişinin beşeri ilişkilerinde fikirlerine saygı gösterilmemesi ve haklı yönlerinin görülmemesi yer alıyor. Tüm bunlar kişiyi yalan söylemeye teşvik etmektedir. Yalan söyleyen bireyler zamanla bu yalanlar silsilesin içinde kaybolabilmektedir. Zekice yalan söyleyenler ise yalan ve gerçek hayat kesişiminden etkilenmezler. Yalan girdabından çıkamayalar ise kendini  topluma kanıtlamaya çalışayım derken iyice dibe batmaktadır.

  
  Bu yüzden iyi sihirbazlar yaptıkları illüzyon gösterileri ile kafaları karıştırarak manipülasyonu başarabilmektedir tıpkı iyi derece kurgulanmış yalanları söyleyen yalancıların manipüle çalışmaları gibi.
 
Copyright © KONUŞMADIKLARIM | Theme by BloggerThemes & frostpress | Sponsored by BB Blogging